Suriye’de akaryakıt zammı protestoları iktidarı zorluyor; ekonomik kriz toplumsal patlamaya dönüşüyor

0
haber-gorseli-1789599029375

Suriye’de benzin ve motorin fiyatlarının yaklaşık yüzde 40 artırılmasıyla başlayan protestolar ülke geneline yayılırken, ekonomik kriz giderek siyasî bir krize dönüşüyor. Rakka’dan Deyr ez-Zor’a, Haseke’den Halep ve İdlib kırsalına kadar uzanan gösterilerde yollar kapatılıyor, toplu taşıma şoförleri kontak kapatıyor. Halk, geçici Şam yönetiminden ekonomik koşulların düzeltilmesini isterken, aksi halde yönetimin iktidarı devretmesi çağrıları yükseliyor.

Suriye’de akaryakıt fiyatlarına yapılan yaklaşık yüzde 40’lık zam, uzun süredir ağır ekonomik koşullarla mücadele eden halkın öfkesini sokağa taşıdı. Başta ülkenin kuzey ve doğusundaki kentlerde yoğunlaşan protestolar kısa sürede farklı bölgelere yayıldı. Rakka, Deyr ez-Zor ve Haseke’nin yanı sıra Halep ve İdlib kırsalında da gösteriler düzenlenirken, bazı ana yolların ulaşıma kapatılmaya devam edildiği, toplu taşıma şoförlerinin ise iş bırakma eylemine devam etitği bildiriliyor.

Protestocular, yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil, genel ekonomik politikaları hedef alıyor. Gösterilere katılan yurttaşlar, gelirlerinin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini, iş bulmakta zorlandıklarını ve giderek ağırlaşan hayat pahalılığı karşısında geçimlerini sürdüremediklerini dile getiriyor.

Öfkenin hedefinde artık ekonomi politikaları var

Sokaktaki tepkinin boyutu, akaryakıt zammının tek başına bir neden olmadığını gösteriyor. Yakıt fiyatlarındaki artış, zaten düşük gelir, yüksek enflasyon, işsizlik ve satın alma gücündeki gerilemeyle karşı karşıya olan toplum açısından yeni bir yük oluşturdu. Protestolarda geçici Şam yönetimine yönelik eleştiriler de giderek sertleşiyor. Yurttaşlar, yönetimin ekonomik refahı sağlayamaması halinde iktidarı devretmesi gerektiğini savunuyor.

Bu tablo, ekonomik sıkıntıların yalnızca sosyal bir sorun olmaktan çıkıp doğrudan yönetimin meşruiyetini tartışmaya açabilecek bir noktaya taşındığına işaret ediyor.

Bütçedeki 1 milyar dolarlık açık dikkat çekiyor

Sokak protestolarından yalnızca birkaç gün önce yayımlanan Maliye Bakanlığı’nın yılın ilk altı ayına ilişkin bütçe değerlendirmesi ise krizin mali boyutunu ortaya koyuyor. Bakanlığın verilerine göre yılın ilk yarısında yaklaşık 2,7 milyar dolarlık gelir toplanırken, kamu harcamaları yaklaşık 3,7 milyar dolara ulaştı. Böylece yılın ilk altı ayında yaklaşık 1 milyar dolarlık bütçe açığı oluştu. Bu rakam, yılın tamamı için öngörülen bütçe açığının yaklaşık yüzde 56’sına denk geliyor.

Ancak ekonomik krizin en ağır yükünü taşıyan kesimler açısından asıl dikkat çekici nokta, kamu kaynaklarının sosyal harcamalara nasıl dağıtıldığı. Araştırma tahminlerine göre bir Suriyeli ailenin aşırı yoksulluk sınırı yaklaşık 3,3 milyon Suriye lirası düzeyinde bulunurken, bir devlet üniversitesi çalışanının aylık maaşı 1,4 milyon Suriye lirasını, özel sektör çalışanının maaşı ise yaklaşık 2,8 milyon Suriye lirasını aşmıyor. Bu tablo, milyonlarca kişinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta neden zorlandığını ortaya koyan önemli göstergelerden biri olarak değerlendiriliyor.

Sosyal destek bütçenin gerisinde kaldı

Bütçe verilerindeki bir başka dikkat çekici unsur sosyal güvenlik ve sübvansiyonlara ayrılan kaynak. Yılın ilk altı ayında bu alanda yaklaşık 315 milyon dolar harcandığı ve bunun gerçekleşen toplam bütçe harcamalarının yalnızca yaklaşık yüzde 9’una karşılık geldiği belirtiliyor. Bu oran, ekonomik koşulların ağırlaştığı bir dönemde sosyal koruma mekanizmalarının toplumun ihtiyaçlarına cevap vermekte yetersiz kaldığı yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.

Üstelik ülkede enflasyon yükselmeye devam ederken satın alma gücü de geriliyor. Eski rejimle bağlantılı oldukları gerekçesiyle çok sayıda çalışanın işten çıkarıldığı, yakıt fiyatlarının serbestleştirildiği ve temel yaşam maliyetlerinin arttığı belirtiliyor. Oysa beyaz petrol ürünlerine yönelik sübvansiyonlar kaldırılmadan önce yıllık 1 milyar doların üzerinde bir maliyet oluşturuyordu.

Bütçe rakamlarında soru işaretleri

Suriye Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan “Vatandaş Bütçesi”nin farklı versiyonları arasında sosyal güvenlik ve sübvansiyon kalemleri bakımından dikkat çekici farklılıklar bulunuyor. İlk versiyonda toplam kamu harcamalarının yaklaşık 10,5 milyar dolar olacağı ve bunun yüzde 13’ünün sübvansiyonlar ile sosyal güvenliğe ayrılacağı belirtilirken, sonraki değerlendirmede bu kaleme ayrılan miktarın yaklaşık 2,4 milyar dolara çıktığı görülüyor.

İki rakam arasındaki yaklaşık 1,4 milyar dolarlık fark, bütçe hesaplarının nasıl yapıldığı konusunda soru işaretlerine neden oluyor. Bu farkın bir bütçe revizyonundan mı, farklı harcama kalemlerinin yeniden sınıflandırılmasından mı, yoksa hesaplama ve veri işleme sorunundan mı kaynaklandığı konusunda ise yeterli açıklama bulunmadığı belirtiliyor.

Petrol gelirleri nereye gidiyor?

Suriye ekonomisindeki tartışmanın en kritik başlıklarından biri ise petrol ve doğalgaz gelirleri. Doğu bölgelerindeki petrol sahalarının önemli bölümünün yeniden kontrol altına alınmasının ardından ülkedeki ham petrol üretiminin günlük ortalama 81 bin varilin üzerine çıktığı belirtiliyor. Petrol türevlerinin satışından elde edilen gelirin ise günlük 4 milyon doları aşabileceği hesaplanıyor. Buna Rusya, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkeler tarafından sağlanan petrol ve doğalgaz destekleri de ekleniyor.

Geçen yıl Suudi Arabistan’ın yaklaşık 1,65 milyon varil ham petrol hibesi sağladığı ve bunun değerinin 114 milyon doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Katar tarafından finanse edilen doğalgaz tedariklerinin de geçen yıl yaklaşık 120 milyon dolar, bu yılın ilk yarısında ise yaklaşık 200 milyon dolar seviyesinde olduğu belirtiliyor.

Maliye Bakanlığı’nın yıl ortası değerlendirmesinde petrol gelirleri yaklaşık 601 milyon dolar olarak gösteriliyor. Ancak bu rakam, sektörün önceki dönemde elde ettiği gelirlerin nasıl kullanıldığına ilişkin tartışmaları ortadan kaldırmıyor.

Petrol sektöründeki usulsüzlük iddiaları krizi büyütüyor

Petrol gelirleriyle ilgili soru işaretlerini artıran gelişmelerden biri de Merkezi Denetim ve Teftiş Otoritesi’nin bazı petrol sahalarında yaklaşık 28 milyon dolarlık mali usulsüzlük tespit ettiğine ilişkin bilgiler. Bunun yanı sıra deneyimli ve uzman personelin dışlanması, yeterli deneyime sahip olmayan kadrolara ve yeni kurulan özel şirketlere ağırlık verilmesi nedeniyle sektörde önemli kayıplar yaşandığı yönünde eleştiriler bulunuyor. Bu iddialar, Suriye’de yalnızca kaynak yetersizliği değil, aynı zamanda yönetişim, denetim, şeffaflık ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin daha yapısal bir sorunun bulunduğu tartışmasını gündeme getiriyor. Dolayısıyla petrol gelirlerinin miktarı kadar, bu gelirlerin hangi kanallardan hazineye aktarıldığı, ne kadarının kamu harcamalarında kullanıldığı ve hangi kalemlere yönlendirildiği soruları da önem kazanıyor.

Ekonomik kriz siyasi krize dönüşebilir

Suriye’deki mevcut tablo, akaryakıt zammının toplumdaki birikmiş ekonomik öfkeyi tetikleyen son gelişme olduğunu gösteriyor. Yüksek enflasyon, düşük ücretler, işsizlik, sosyal desteklerin yetersizliği ve temel tüketim maddelerinin maliyetindeki artışın üzerine akaryakıt fiyatlarındaki sert yükselişin eklenmesi, geniş kesimlerin yaşam koşullarını daha da ağırlaştırıyor.

Ana yolların kapatılması ve toplu taşıma çalışanlarının iş bırakması ise ekonomik rahatsızlığın günlük yaşamı doğrudan etkilemeye başladığını ortaya koyuyor. Protestoların farklı toplumsal ve coğrafi kesimlere yayılması halinde hükümet açısından sorun yalnızca yakıt fiyatlarını yeniden düzenlemekten ibaret olmayabilir. Ekonomik taleplerin siyasi taleplerle birleşmesi, geçici Şam yönetiminin karşı karşıya olduğu en önemli sınavlardan birine dönüşebilir.

Suriye’de önümüzdeki dönemin en kritik sorusu da burada ortaya çıkıyor: Ekonomik kriz kontrol altına alınamaz, sosyal destek mekanizmaları güçlendirilemez ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin soru işaretleri giderilemezse, akaryakıt protestoları daha geniş bir toplumsal patlamanın başlangıcına dönüşebilir mi?

The post Suriye’de akaryakıt zammı protestoları iktidarı zorluyor; ekonomik kriz toplumsal patlamaya dönüşüyor first appeared on .

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir